top of page

Boğa-Akrep Burcu Arketipi, Mitolojisi ve Akrep-Boğa Burcu Tutulmaları

Güncelleme tarihi: 17 Kas 2021

2003-2005 ve 2012-2014 yıllarını hatırlamaya çalışın. Bu yıllarda da Akrep-Boğa tutulmaları gerçekleşmişti. O dönemler sizde neyi dönüştürdü, neyi hayatınıza katıp, neyi hayatınızdan aldı, hangi ilkel dürtünüzle yüzleştirdi, neyi verimli hale getirdi? Kişisel haritalarınızda da hangi konular sizi etkilediyse, hangi olaylar gündeminizi oluşturduysa, benzer konularda başlangıç ve sonlanmalar bu dönem de yaşayabilirsiniz.




2022 ve 2023'teki Boğa-Akrep hattı üzerindeki Güneş ve Ay tutulmalarının etkilerini daha iyi anlamak için mitolojideki hikayelerini ve bilinçdışı sembolizmi iyi anlamak gerekiyor.


Akrep ve Boğa burcundaki arketiplere ve mitolojiye girmeden, Mitolojide Hayvan Sembolizmi yazımızı da okuyabilirsiniz:



Akrep Burcu Arketipi ve Mitolojisi


Akrep burcu, karanlık ve ölüm gibi konularla birlikte anılır. Ölümün bilinmeyen dünyası herkes için soğuktur, konuşulmaktan hoşlanmayan, acı ve ızdırap verendir.


Zerdüştlükte

Zerdüştlükte akrebin ortaya çıkışı şöyle anlatılır: iyi ve kötüyü, ışık ve aydınlığı bünyesinde toplayan Zurvan’ın (zıtların birliği) iki oğlu olur. Biri Hürmüz (iyilik ve aydınlık tanrısı), diğeri Ehrimen’dir (kötülük ve karanlık tanrısı). İki kardeş dünyaya egemen olmak için savaşırlar. Bu savaşın sonunda Hürmüz, Ehrimen’i karanlığa gömer ve dünyayı yönetmeye başlar. Fakat yıllar sonra Ehrimen kendini toparlar ve kendisi gibi kötü ve ölümcül olan yaratıklar meydana getirir. İşte bu çirkin ve ölümcül yaratıklardan biri de akreptir.


Ehrimen



Babil Mitolojisinde

Akrep, Gılgamış Destanı’nda da ölümcül temalarla anılır. Gılgamış’ın Güneş tanrısı Şamaş’ı koruyan Akrep Adamlarla karşılaşması şöyle anlatılır:


Mashu Dağı’nın eteğine nihayet ulaştığında

Gılgamış tırmanmaya başladı

Çift taraflı uçurumda;

Hop oturup hop kalktı Şamaş

Şimdi bu birbirine benzer kuleler

Dokunuyor ıraklardaki göğe

Ve oldukça aşağılarda cehenneme uzanıyor göğüsleri.

Zehirli akreplerdi koruyan ana kapıyı;

Her şeye, herkese saldıran tılsımları ölüm getiren.

Ve akreplerin güç parıltıları yayılır.



Mashu Dağı’nın Akrep Adamları-Asur Kabartması-Faucher Gudin


Akrep Adamların başında boynuzlu bir başlık ve ışık haleleri bulunur. Başı ve gövdesi insan şeklinde olan Akrep Adamların kuş gibi bir pençesi ve akrep kuyruğu vardır. Bakışlarını insan üzerine diktiklerinde öldürücü olurlardı. Destanda Gılgamış, Akrep Adamlara Utnapiştim*’i bulmaya geldiğini ve onunla yaşam ve ölüm konusunda konuşmak istediğini söyler. Akrep Adamlar şimdiye kadar bunu hiç kimsenin yapamadığını ve karanlık tünelde hiç ışık olmadığını söyleseler de Gılgamış’ın kararlılığı karşısında kapıyı açarlar. Gılgamış kapı açılınca karanlıkla baş başa kalır.


Söylence analiz edildiğinde, karanlığın gardiyanlarının Güneş tanrısının koruyucusu Akrep Adamlar’dır. Güneş ile Akrep arasındaki bağın fiziksel bir nedeni, akrebin sıcağı sevmesi ve Güneş’in kavurduğu topraklarda yaşamasıdır. Mitorslarda bu ikili sıklıkla bir araya gelir. Akrep Adamların bir yandan aydınlık ve bilinç kavramlarını sembolize eden Güneş’in koruyucuları olmaları bir yandan da karanlığın yani bilinçdışının kapı eşiğinde durmaları, Akrep burcunun dönüşüm sürecini simgeler. Gılgamış’ın Akrep Adamlara yaşam ve ölüm hakkında konuşmak istediğini söylemesi ve aydınlıktan karanlığa geçişi, Akrep burcu insanının karanlık konuları gün ışığına çıkarma arzusunun göstergesidir. Bunu doğrular şekilde okült ve psikoloji konularıyla uğraşan birçok Akrep burcuyla karşılaşabilirsiniz.



Yunan Mitolojisinde

Phaethon’un söylencesinde, Phaethon babası Güneş tanrısı Helios’un arabasını sürmek için izin ister. Helios arabayı sürmenin zor olduğunu, yukarıda korkunç yaratıklar olduğunu söyler. Buna rağmen babasının arabasını süren Phaethon, zodyağı oluşturan hayvanlardan akrebi görünce korkuya kapılarak yolundan sapar. Zeus işin çığrından çıktığını görünce Phaethon’a bir yıldırım göndererek onu öldürür. Phaethon’un Güneş (bilinç)’in arabasını sürerken akreple (bilinçdışı) karşılaşması ve sonra ölmesi, Akrep burcunun derinlerdeki duygularıyla bağlantıda olduğunu gösterir. Akrep insanı farkında olmadan karmaşık durum ve olaylara çekilir. Duygularını açığa çıkarmadıkça ve onlarla barışmadıkça, karanlığın insanı huzursuz etmesi gibi o da huzursuz olacak, aynı zamanda yaşam enerjisinden yoksun kalacaktır.



Phaethon'un düşüşü, Jan Carel van Eyck, Prado Müzesi



Akrep takımyıldızının gökyüzüne yerleşmesinin hikayesi burcun nahoş konularını içerir. Mitos Orion ve Artemis ile ilgilidir. Orion, Poseidon’un oğludur. Bir gün Artemis**’e aşık olur ve ona zorla sahip olur. Artemis de bunun üzerine Orion’un üzerine akrep salar. Akrep Orion’u topuğundan sokarak öldürür. Bu olaydan sonra Akrep gökyüzünde bir burç, Orion ise bir yıldız haline getirilir.



Orion, sopasını ve kalkanını hücum eden Boğa'ya karşı kaldırıyor.

Johann Bode'un Uranographia'sında (1801) Orion'un sağ omzu parlak yıldız Betelgeuse ve sol ayağı Rigel tarafından işaretlenmiştir. Kemerini üç yıldızdan oluşan bir çizgi oluşturur.



Mit, astrolojik olarak Akrep’in zorlu doğasını işaret eder. Orion, zorla istediğine sahip olan bir rolü üstlenir. Buradan Akrep burcuna dönersek, Akrep’in güç ve kontrol duygusunu çok baskındır. İstediğinin olmaması halinde Orion gibi güç kullanabilir.


Burcun modern yöneticisi Plüton, Yunan mitolojisinde Hades olarak geçer. Hades de Persephone****’ye zorla sahip olmuştur. Akrep insanı istediğini ne olursa olsun elde etmek ister. Karşısındakinin arzusu çok da umrunda değildir. Çünkü o birleşmenin ve tek vücut olmanın dürtüselliğine karşı koyamaz. Arzusuna ve isteklerine teslim olmuş bir zorba ve otoriterden farkı yoktur.


Persophone yeraltı dünyasına kaçırılırken Hades’e karşı koyamamış ve iradesini kullanamamıştır. Persophone Antik Yunan’da yeraltı dünyasının figürü olarak görülür. Arketipin bu yönü, kadın ruhunun bilinçdışı davranışlarıyla temasta olan kısmını temsil eder. Persephone iki farklı düzeyde var olur. Yüzeyden bakıldığında iradesi yoktur, sürüklenir. Daha derin yüzdeydeyse kendi kaderine tamamen hakimdir, ruhundaki kıpırtıların farkındadır. Bunlar Akrep’e, hayatın dış koşullarından bağımsız olarak nereye gitmekte olduğunu ve ne yapması gerektiğini söyler. Yeraltında yaşamaya mahkûm olmuş Persephone, Akrep temsilcisidir. Akrep insanı sürükleniyor gibi gözükse de derinde gizli iradesini yaşamaktadır.


Persephone’nin yılın belli dönemlerinde her iki dünyada yaşamasına izin verilmişti. Akrep’in hem bilinç dünyasında hem de bilinçdışı dünyada yaşamaya ihtiyacı vardır. Başkalarının bilinçdışına ulaşmada çok iyi bir rehber olabildiğinden, hayatını tüm dışavurumlarını sanki bir kitabı okuyor gibi algılar. İnsan psikolojisinin derin akıntılarının farkındadır.


Eğer Hades olmasaydı Persephone günlerini neşeyle, karanlık dünyanın karanlık yüzünü bilmeden geçirecekti. Akrep burcu, dönüşümü gerçekleştirmezse, ki sabit bir burç olduğundan var olan durumu değiştirmek istemeyecektir, Hades gibi dışarıdan bir güç bunu zorla yapacaktır. Değişimi, sahip olduklarının elinden alındığı duygusu ile, acı dolu bir deneyim olarak yaşayacaktır. Akrep şu bilgiye sahip olmalıdır: Yaşamdaki her şey dinamiktir ve bitmeye mahkûmdur. En güzel çağını yaşayan genç kız yaşlanır bir gün, güzel kokan bir gül solmuş yapraklarıyla cazibesini er geç yitirecektir. Yaşayan her şey, ilişki, canlı, ruh vs. ölüme tabiidir.



Kris Waldherr’in “Persephone ve Nar” adlı kitabın kapağı



Persephone, annesinin yanına giderken Hades’in verdiği nar tanesini yemişti. Nar, doğurganlığın yanı sıra korkunç ölümün simgesi olarak kabul edilir. Hatta narın Dionysos’un kanından filizlendiği söylenir. Vurgu hep doğum ve ölüm üzerindedir. Dönüşüm, Akrep burcunun önüne konulan ve ele almak zorunda kaldığı ana temadır.


Mısır Mitolojisinde

Dane Rudhyar, Akrep burcunu küllerinden yeniden doğan Anka kuşu ile ilişkilendirmiştir. Anka kuşu, 500 ila 1000 yıllık yaşam sürecinin sonuna geldiğinde, küçük ve ince ağaç dallarından birine bir yuva yapar ve onu yakar ve bu küllerden yeni, genç bir Anka ya da Anka yumurtası doğar. Mısır mitolojisinde kendi kendine evrilen Anka kuşu, Güneş tanrısının doğumunun sembolü haline gelmiştir. Cenaze törenlerinde yer alır ve ölülerin tekrar dirilmesinde rol oynamıştır. Akrep burcu tıpkı Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğabilir. Düştüğü zaman içindeki müthiş güç ile yeniden ayağa kalkar. Ölüp tekrar doğacak güce sahiptir. Ve yeniden doğduğunda eskisinden çok daha güçlü, çok daha sağlam olacaktır, bırakmanın tadına vararak yeni olasılıklara kapı açmanın güzelliğini artık bilir.




Friedrich Justin Bertuch tarafından Anka kuşu tasviri, 1806



Yunan Mitolojisinde

Medusa’nın saçları uçuşan yılanlardan oluşur. Akrep burcunun bir diğer simgesi de yılandır. Yılan, mitolojide yer alan en önemli hayvanlardan biridir. Deri değiştirmesinden dolayı yeniden doğumu ve ölümsüzlüğü sembolize eder. Yunanlılar şifa verici tanrılarla ilişkili olduklarını düşündüklerinden yılanı ev hayvanı olarak bulundurmuşlardır. Aynı şekilde akrep zehri de insanlar için çok tehlikeli olmasına rağmen hastalıklara şifa olur. Akrep kendi yaralarını saramasa da başkalarına merhem olan bir burçtur. Size acı dolu gerçekleri bir çırpıda söyleyerek önce şoke eder. Ama sonrasında doğrunun nasıl şifa olduğunu görmek büyüleyicidir. Derinlerdeki gerçeğin ilk baştan farkında olan bu gizemli burç insanının ne olursa olsun tek istediği, acıtsa da gerçektir.

Daha detaylı olarak Medusa’nın Gizemi yazımızı okuyabilirsiniz:


İşte 19 Kasım 2021’deki Boğa burcundaki Ay Tutulması ile başlayacak olan ve 28 Ekim 2023’e kadar devam edecek olan Akrep-Boğa hattı üzerindeki Güneş ve Ay tutulmalarındaki ana tema da budur; gerçekler acı da olsa ortaya çıkacaktır.



Michelangelo Caravaggio, Medusa, 1597, Uffizi, Florence


Akrep, manipülasyon tekniklerini uygulama konusunda ustadır. Yöntemleri şunlardır: kişiye dezavantaj yaratacak durumu saklar ve mecbur kalırsa açıklar, istediğini direkt söylemektense ötelemeyi seçer, sakıncaları gizleyerek karar verdirir, hatta onu reddeden kişide eksiklik ve sorumluluk duygusu yaratır. Böylece istediğine ulaşmanın yolunu bulur. 2023 sonuna kadar etkili olacak bu durumlar için temkinli olmakta fayda var.


Ezoterik Astrolojide Akrep burcu, Nun (Nunki, Nunka) olarak adlandırılır ve doğum haritasında nereye düşüyorsa, orası en derin, en gizemli, en bilinmeyene ulaşılacak yer olarak tasvir edilir.


Analitik psikolojinin kurucusu, derinlik psikolojisinin Sigmund Freud ve Alfred Adler ile beraber üç büyük kurucusundan birisi olan İsviçreli psikiyatr Carl Gustav Jung, rüyalarında yılan, ejderha veya şeytan gören insanların kendi demonlarıyla karşılaştığını söyler. Demon, kişiyi etkileyerek istemediği tarzda davranmasına neden olur; içimizde bizi bir şeye kışkırtan güçtür. Bir şeyi yıkmak dürtüsü ile hareket eden Akrep burcu kendi demonlarıyla sürekli bir iletişim halindedir. Kin, nefret, haset gibi duyguların tutsağı olmaktan kendini kurtarabilmelidir. Akrep burcu, kötünün farkındadır. Yay burcu gibi hayata ve yaşama iyimser edalarla yaklaşmayacaktır. Goethe’nin Faust adlı şiirsel oyununda Faust’un kendi içindeki kötülük yani şeytan mağlup ayrılmıştır. Fakat Akrep’in kötülüğü alt etmesi o kadar kolay değildir. Akrep burcu kendi şeytanıyla savaşır. O yeraltı hükümdarı Hades’in topraklarını kendi toprakları gibi karış karış bilir. Ama oradan çıkıp Güneş ışığına süzülerek kendini arıtmayı becerebilmelidir. Sadece nefretini ve kinini, sevgiye dönüştürebildiğinde iyileşebilecek ve muhteşem gücüyle sizi de iyileştirecektir.



Boğa Burcu Arketipi ve Mitolojisi


Boğa burcu ise, neredeyse tüm kültürlerde üreme ve verimlilik sembolü olmuştur. Mitolojide Boğa’nın konu alındığı söylenceler genelde aşk ve yeniden doğuş konuları etrafında döner. İlk olarak Babil mitolojisinde geçen Gök Boğası, Boğa takımyıldızı Göğün Koca Boğası, yani Gugalanna**** olarak geçmektedir.


Babil Mitolojisinde

Ünlü kahraman Gılgamış, aşk ve savaş tanrıçası İştar’ın birlikte olma isteğini reddeder. Öcünü almak niyetiyle babası Anu’dan Göklerin Boğası’nı ona vermesini ister. Babası boğayı geri verirse ülkede kıtlık süreceğini söylese de, kızının ısrarına dayanamayarak verir. Tanrıça İştar, boğayı sağlam surlu Uruk kentine doğru sürer. Gılgamış en yakın dostu Enkidu’nun yardımına koşar ve Göklerin Boğası’nı yakalar. Kılıcını saplayarak öldürür. Gök Boğası öldükten sonra yeraltında bir cenaze düzenlenir.



Gılgamış Destanı'nın VI. tabletinin bir bölümünde anlatılan, Gılgamış'ın Gök Boğası'nı öldürdüğünü sahnenin canlandırıldığı Antik Mezopotamya terakota kabartması (MÖ 2250-1900)



Bu söylenceyi analiz ettiğimizde, boğanın öldürülme sahnesinde Gök Boğası, gök yerine yer tarafından yer alıyor. Gök her zaman ulvi gücü gösterirken, yer dünyevi gücü göstermektedir. İnsanı aşağı çeken eğilimler, toprağın gücü yani maddi tutkulardır.


İnsanın kendisini sahip olduğu şeylere bırakması, aslında bir rahatlık arayışıdır. Boğa, bir şeyi sevebilmek ya da tadına varabilmek için önce ona sahip olması gerektiği anlayışını geride bırakmalıdır.



Yunan Mitolojisinde

Boğayla ilgili diğer söylence Zeus’un aşk kaçamaklarıyla ilgilidir. Hera’dan korktuğu için Beyaz bir ineğe çevirdiği İo ve Zeus’un boğa kılığına girerek Europa’yı kaçırması en çok bilinen mitoslar arasındadır.



The Abduction of Europa, Jean-François de Troy



Zeus ve Europa’nın birleşmesinden Girit Kralı Minos doğmuştur. Üç kardeşiyle taht yarışına girer. Tahtın ilahi adalet ile kendisinde olduğunu ileri sürer. Poseidon’a bir işaret olarak denizden bir boğa çıkarması için dua eder ve gönderilecek hayvanı kurban edeceğine söz verir. Ancak gönderilen beyaz, heybetli ve güçlü boğayı değil başka bir beyaz boğayı kurban eder. Poseidon verdiği sözü tutmayan krala kızar ve boğayı kudurtur, boğa nefes aldıkça burnundan alevler çıkar, her tarafı yakıp yıkarak etrafa ölüm saçar. Poseidon bununla da kalmaz; Minos’un karısı Pasiphae’yi boğaya aşık eder. Bu aşkın sonucu yarı insan yarı boğa Minotauros doğar. Girit kralı Minos, Minotauros’u saklamak için ünlü mimar Daidalos’a içine giren kimsenin çıkamayacağı bir labirent yaptırır. Bu yaratığa yılda bir, öldürülen oğlunun kanına karşılık Atina’dan fidye olarak aldığı yedi bakire ve yedi erkeği yem olarak verir. O yıl, Atina’dan Girit’e gitmek üzere olan gemiye kahraman Theseus katılır. Minos’un kızı Ariadne, Theseus’u görünce aşık olur ve ona labirentten çıkabilmesi için ip verir. Theseus, Minotauros’u öldürdükten sonra Ariadne’nin verdiği ip ile yolunu bularak labirentten çıkar. Ardından Girit kralı olarak Minos krallığını elde eder.



Daidalos Mozaiği, M.S. 2.-3. Yüzyıl Zeugma Antik Kenti, Poseidon Villası



Söylencede Minos ve Minotauros Boğa burcu sembolüdür. Boğa burcunun kendine olan güvenin sahip olmak edimiyle perçinlenmesi kral Minos’un davranışlarında görülür. Aynı zamanda maddi ve manevi kazanım için her türlü hileye başvurmaktan çekinmez.


Kral Minos’un laneti Minotauros’tur. Minos’un maddiyata değer vermesi ve haris davranışı, bir canavarın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu olay bize, Boğa burcunun iki problemli yönünü gösterir; biri açgözlülüğü diğeriyse maddeye olan bağlılığıdır. Boğa’nın sahip olma güdüsünün uzantısı açgözlülüktür. Gelişimsel hedefi karşıt burcu Akrep gibi derinlikleriyle bağlantı kurarak, maddeyle kurduğu ilişkiyi yeniden yapılandırmak olmalıdır. Fakat Boğa burcunun bırakmada isteksiz olması ve değişikliklere kapalı olması, ilerlemesi önünde en büyük engeldir.


Söylenceyi Minos’un karısı Pasiphane yönünden ele aldığımızda, Boğa burcunun farklı yönleriyle karşılaşırız: Pasiphane’nin boğaya duyduğu aşk, Boğa burcunun tensel düşkünlüğü ve kontrol edemediği şehvet duygularını ifade eder. Kızı Ariadne’nin kahraman Theseus’a bir ip vererek labirentten kurtulmasını sağlamasıysa ayrı bir değerlendirme konusudur. İnsanların yarattığı ilk anıtlardan çoğunda labirent imgesine rastlanır. Labirent, insanların karışık duygu ve motivasyonlarını simgeler. Bir alanın dışından içine doğru dolaylı olarak yön veren bu yolun çıkışı zor ama mümkündür. Boğa burcu karmaşayı sevmeyen bir burçtur. Labirentten çıkabilmesi, onun karmaşayı basitleştirebildiğini gösterir.


Boğa’nın karşıt burcu, karmaşayla beslenen Akrep’tir. Boğa-Akrep aksı, hem mitolojide hem de dini motiflerde karışımıza çıkar.


Boğa-Akrep aksı, Boğa burcunun fiziksel olana düşkünlüğü ve varlıkları göründükleri gibi algılaması ile Akrep burcunun derin mahremiyet arzusu ve varlıkları kompleks olarak değerlendirmesi karşıtlığını doğurur.



Pers Mitolojisinde

Boğa sembolü, Perslerin kabul ettiği Mithra dininde de geçer. Mithra ışık ve hak tanrısıdır. Rivayete göre Mithra boğayı rametmiş, sonra da kurban etmiştir. Bütün canlı varlıklar bu boğanın kanından doğmadır.


İki yüzlü Mitra rölyefi. Roma, MS 2-3 yy. Louvre



Rölyefte de görüldüğü üzere, Mithra kutsal boğayı kurban ederken tasvir edilmiştir. Boğanın yanında bir yılan vardır. Yılan, derisini değiştiren bir hayvan olarak, yenilenen yaşam ilkesini temsil eder.


Boğa ve Akrep simgelerine bir gönderme vardır. Akrep boğanın husyelerini kavramıştır. Bu, ölümün zaferini gösterir. Ölüm, var olmanın karşıtıdır. Herkes ölümden korkar, fakat Boğa burcunun ölümden korkmasının asıl nedeni, sahip olduğu bedeni, mülkü yitirmekten dolayıdır. Ancak kişi, sahip olmak tutkusundan arındığında ölümden korkmaz, çünkü ölümle yitirilecek bir şey kalmamıştır.



Mısır Mitolojisinde

Boğanın ölümle bağlantısı Mısır mitolojisinde de görülür. Mısırlılar Boğa takımyıldızını, yeraltı dünyasına hakim olan tanrı Osiris olarak tanımlamışlardır. Mısırlıların en önemli tanrıçalarından biri aşk tanrıçası Hathor’un kutsal hayvanı inektir. Samanyolu galaksisini temsil eden Hathor, bazı figürlerinde memelerinden süt akan inek olarak resmedilmiştir.





Boğa burcu insanı, bir çiftçinin ektiği tohumların yeşermesini beklemesi gibi sevgi ve bağlılıkla sabrederek bekler. Her türlü zorluk karşısında büyük bir dirayet ve kararlılık gösterir. Kararlı yapısı inatçılığa kadar varabilir. Etrafına yaydığı güven hissiyle sizi de sarar. Sizinle olmaya bir kere karar vermişse size yürekten bağlanacaktır. Ancak onun temel doyum ihtiyaçları olan tensel ve maddi olanı sağlayamadığınız zaman, Boğa’nın yanınızda kalmayacağını bilmelisiniz. Cinsel doyum Boğa için çok önemlidir ve libidosu oldukça yüksektir.


Beş duyusunu en iyi şekilde kullanmayı bilen Boğa, dünyadaki tüm güzellikleri izlemekten keyif alır. Bir Boğa tüm duyulara hakimdir. Keyif ve zevkle somut olanı üretmedeki yeteneği, sanatla olan uğraşısında da görülür. Enerjisini güzel olan şeyi yaratmaya yönlendirecektir. Ne de olsa Boğa burcu Venüs yönetimindedir.


Toprak elementi Boğa burcunun handikapı, her şeyin göründüğü kadar olduğunu sanmasıdır. Hayal dünyasına girme yetisi zayıf, risk almaktan kaçan, ayakları yere sağlam basan, alışkanlıklarından vazgeçmeyen biridir.


Eylemsizliği seven Boğa, tembel olmaya meyillidir, bir işe başlamakta zorluk çeker. Bunun için başlama anını sürekli erteler. Ama bir kere başladı mı sonuna kadar gidebilecek enerjiyi içinde saklar, kararlı ve dirençli bir savaşçı olur. Aynı şekilde öfkesini de içinde biriktirir. Hemen tepki vermez. Boğa insanının davranışlarından ne hissettiğini anlamanız kolay olmaz. Çünkü boğa gibi ayrık gözleri iç dünyasının ipuçlarını vermez. Boğa ketumdur. Sakin ve ağır konuşurken hiç acelesi yok gibidir.


Doğal olan her şeye tutkun olan Boğa, bu dünyanın tüm güzelliklerinin farkındadır. Yaşamın somut varlığını hissetmek isteyen Boğa burcu insanı için bu anı yakalamak hiç de zor değildir. Sadelik, doğallık ve dünyevi olmanın verdiği keyfi sonuna kadar hisseden Boğa, o anda olmaktan kelimenin tam anlamıyla memnundur.


Ezoterik Astrolojide Boğa burcu, Vav, çengel, çivi demektir; keskindir. Doğum haritasında nereye yerleşiyorsa, bu bölgedeki gezegen ve yapılar birbirlerini kavrayacak, bağlayacak, dengeleri kuracak ve koruyacaktır.


Tüm bu Boğa ve Akrep arketipleri, zayıf yönleri sınavlarımız, güçlü yönleri ödüllerimiz olup 2023 sonuna kadar gündemimizde olacak.



*-*-*


SÖZLÜK:

Upnapiştim*: Babil’de Büyük Tufan’dan sağ kurtulan ve ölümsüzlük kazanan kahraman. Gılgamış onun ölümsüzlük sırrını öğrenmek için ulaşmıştır.

Artemis**: Yunan’da Güneş tanrısı Apollon’un ikiz kardeşidir. Bakire tanrıça, vahşi hayvanları kovalar ve avlar. Ay’ın sembolü Artemis’in kaynağı Orta Anadolu’dur. Toprak ve bereketi simgeleyen bu tanrıçaya her çağda ve her bölgede değişik isimlerle tapınılmıştır. Anadolu’daki başlıca simgesi Kybele’dir.

Persephone***: Zeus ve Demeter’in kızı. Kızlık ismi Kore’dir. Hades tarafından yer altı ülkesine kaçırılınca Persephone olarak anılır. Demeter’in yası sonucunda 6 ay yeryüzünde annesinin yanında kalmasına izin verilir. Antik Yunan’da Persephone’ye sonradan yeniden doğacak olan ruhların yeraltı dünyasına inmesine yardım eden tanrıça olarak tapılırdı. Bu olay, tarım toplumları tarafından toprağın ölü olarak yattığı kış mevsiminde kutlanırdı. Bu yüzden kış, doğa güçlerinin değişip yeni bir rotaya girmesinin beklendiği bir içe bakış dönemiydi.

Gugalanna****: Yeraltı tanrıçası Ereşkigal’in ilk kocasıdır.



KAYNAK:

Mitolojik Astroloji & Psikoloji, G.Bulut

Asteroid Tanrıçalar, D. George, D.Bloch

Ezoterik Astroloji, O.Ceyhan



0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page